AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 


Paylaş | 
 

 KÜLTÜR VE TEŞKİLAT (İKTİSADİ HAYAT-ZİRAAT)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TURANCI_DELİTAY
Onursal Üye
Onursal Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 247
Nerden Nerden : ANKARA
Kayıt Tarihi Kayıt Tarihi : 13/02/09

MesajKonu: KÜLTÜR VE TEŞKİLAT (İKTİSADİ HAYAT-ZİRAAT)   Ptsi Şub. 16, 2009 3:07 pm

g) Ziraat

Ogur Türkleri aynı zamanda iyi çiftçi idiler. Kendilerini Doğu Türklerinden (Hunlar, Gök-Türkler, Uygurlar, Oğuzlar) ayıran başlıca vasıf da, tacirlikleri yanında, bu yaygın ziraat kültürüne bağlı oluşlarıdır. Bununla beraber Doğu Türklerinin elverişli bölgelerde ziraatle de meşgul oldukları görülüyor. Çölden ayrı mütalaa edilmesi gereken bozkırlar sahasının çoğunluğunu otlaklar teşkil etmekte ise de, ziraate müsait yerleri de vardı. Meselâ Çin kaynaklarına göre Hunlar buğday, darı ekip biçiyorlardı. Bir Çin yıllığı, şiddetli soğuk yüzünden bir sene Hun topraklarının ekin vermediğini yazar. Yine aynı kaynaklar bir Hun buğday cinsi ile, bir Hun fasulyasından bahsederler. Altay ve Sayan dağlarında hububat ziraatinin en az 3 bin yıldan beri yapıldığı, arkeolojik kazılara dayanılarak ileri sürülmüştür. Gök-Türklerde her ailenin ekip biçtiği, suladığı arazisi vardır. Kapagan Kagan'ın Çin ile yaptığı 698 tarihli andlaşmanın bir maddesi Çin'in Gök-Türklere 3 bin ziraat aleti ile 100 bin hu (12500 ton) tohumluk darı teslim etmesi hükmünü taşıyordu. Bu tarihi bilgiyi arkeolojik kazılar desteklemektedir. Hunlar zamanında Altay bölgesinde açılmış sulama kanallarına tesadüf edilmiştir (Başkaus'da Çulışman ırmağı yakınlarında). Tötö ırmağından açılan kanal ve bu bölgeye yakın Ak-tura kanalı Altaylar'daki tarımın işaretleridir. Selenga-****** gölü arasındaki, İvolgi ve İlmova adlı yerlerde çeşitli saban demirleri (Çin'den ithal), oraklar, değirmen taşları bulunmuş, ayrıca hububat muhafaza etmeye yarar çukurlar görülmüştür. Selenga bölgesinde Gök-Türklere ait kurganlarda, kürek ve pulluklara rastlanmıştır. Bu çağda da birçok muntazam sulama kanalları açılmıştır. Gök-Türkler zamanında da kullanıldığı anlaşılan Tötö kanalının boyu 10 kilometreye yakındı. O kadar yüksek teknik bilgiye dayanmakta idi ki, Ruslar 1935'de bu kanalı aynen kullanmaya karar vermişlerdi. Bazı Karluk ve Oğuz iskân yerleri de aynı şekilde sulanmakta idi.
Bozkır devletinin ekonomisi, mağlup ve tabi memleketlerden alınan yıllık vergiler ve hediyelerden başka, halktan tahsil edilen vergilerle destekleniyordu. Asya Hun İmparatorluunda özel memurlar vergi toplarlardı. Bu memurları koğmak cüretini gösteren Moğol O-huan'lara karşı sol T'o-ki kralı savaş açmıştı. Gök-Türkler ve Oğuzlar maliye ve tahsil memurlarına amga (veya ımga) diyorlar, devlet hazinesine "ağlık" adını veriyorlardı. Tahsilat her halde aynî olarak yapılıyordu. Hazarlarda İslav kavimleri ev veya saban başına bir kılıç veya bir samur derisi (para nâdir veriliyor), Bulgarlar da ev başına bir samur kürk vergi veriyorlardı. Kumanların büyük gelir kaynaklarından biri de Volga havzası - Kırım (Suğdak limanı) -Karadeniz- Trabzon arasındaki işlek ticaret yolundan sağladıkları vergi ve gümrük resimleri idi. Ayrıca tabiatiyle geniş Altaylar bölgesinde demir Hunların ve Gök-Türklerin, Maroş havzasında tuzlalar Bulgarların, Kafkaslarda altun ve gümüş madenleri Hazarların konrolü altında idi. Asya Hunlarına ait para çıkmamıştır. Bazı Türk kurganlarında Çin paraları ele geçmiştir. Türk parası Gök-Türkler (Türgişler) çağında başlıyor görünmektedir. Bazısında Türk geleneği uyarınca damgalar da taşıyan bu paralardan bir kısmı Sogd harfleri ile Türkçe, bir kısmı Soğdca yazılıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
KÜLTÜR VE TEŞKİLAT (İKTİSADİ HAYAT-ZİRAAT)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Norveç'te Yaşam ve Norveçliler
» Hakan Şükürün Hayatı
» ÜREME VE ÇEŞİTLERİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Ülkücü Forum :: Ülkücülük ve Turan-
Buraya geçin: