AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 


Paylaş | 
 

 KÜLTÜR VE TEŞKİLAT (İKTİSADİ HAAT-TİCARET)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TURANCI_DELİTAY
Onursal Üye
Onursal Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 247
Nerden Nerden : ANKARA
Kayıt Tarihi Kayıt Tarihi : 13/02/09

MesajKonu: KÜLTÜR VE TEŞKİLAT (İKTİSADİ HAAT-TİCARET)   Ptsi Şub. 16, 2009 3:04 pm

f) Ticaret

Türk devletleri komşu milletlere genellikle canlı hayvan, deri, kösele, kürk, hayvanî gıdalar satarlar, karşılığında hububat ve giyim eşyası alırlardı. Asya Hunları, Gök-Türkler, Uygurlar Çin ile, Batı Hunları Bizans ile bu esaslarda ticaret anlaşmaları yapmışlardı. Türklere Çin'den pirinç, ipek, ipekli kumaş, arpa, Roma ve Bizans'tan da diğer ihtiyaç maddeleri gelir, Türkler de onların muhtaç oldukları ve Türkler'de mevcut, eksikliklerini tamamlarlardı. Margus andlaşmasının (434) bir maddesi Bizans-Hun ticarî münasebetlerinin tanzimi ile ilgili idi. Çin-Hun sınır kasabalarında cereyan eden ticarî faaliyetlere Çin büyük önem verirdi. 734 tarihli anlaşma ile Ling-çu'daki So-fang şehrinin ortak pazar yeri olmasına karar verilmişti. Orhun kitabelerinde de devletin sağlamlığı ve halkın refanı için ticaretin önemi belirtilmiştir.
Fakat Türklerle komşuları arasında şiddetli rekabetler neden olan büyük kazanç vasıtaları da vardı ki, bunların başında, Çin'den başlayıp Akdeniz kıyılarında nihayete eren meşhur İpek-yolu kervancılığı geliyordu. Daha I. Gök-Türk devleti kurulduğu zaman İstemi-Anûşirvân ittifakı sonucunda Ak-hun- Eftalit devletinin yıkılmasına ve sonra da İran'a karşı Türk-Bizans andlaşması gibi milletler arası çapta siyasî münasebetlere neden olan bu yolun geçit yeri olan İç-Asya bölgesi, ta Hunlar'dan Uygur hakanlığının sonuna kadar aşağı yukarı 1000 yıl süreyle Türk ve Çin siyasetinin hakim olmak istediği bir ana hedef vasfını taşımıştı. Türkler hiçbir zaman bütün Çin'i istila gayesini gütmemişler, Çinliler de devlet sınırlarını Türk hakanlıkları başkent bölgesi olan Orhun ve Ötüken'e kadar genişletmeyi düşünmemişlerdir. Türkler karşısında Çin, ipek yolu transitini elinde tuttuğu sürece müdafaada kalmayı tercih etmiş, Türkler de Çin'e sık sık yaptıkları baskı ile onu zayıf durumda tutup İç-Asya'da Türk hükmünü yürütmek istemişlerdir. Hunlar ve I. Gök-Türkler zamanında gerçekleşen bu maksat, 9. asrın 2. yarısında Doğu Türkistan'da Uygurlar'ın, Batı Türkistan'da Türgişler'in ve bilhassa Karlukların kurdukları siyasî teşekküllerle tekrarlanmış, nihayet 751 Talas savaşını Karlukların desteği ile İslâmların kazanması Çin'in Batı Asya ile ilgisini kesmiştir ki, bu da yukarıda açıkladığımız, İç ve Batı Asya'da, Uygur, Karluk, Oğuz Türk şehirleri ve ülkelerinin mamurluğunu meydana getirmiştir. Bilindiği gibi, Hazar Türk devleti de, Çin, Orta Asya, yakın-doğu ile Doğu ve Orta Avrupa ve İskandinavya arasındaki kıt'alar arası yolların kavşak noktasındaki mevkii ile, temelleri ticari-siyasete dayanan bir devletti ve başkent Han-balık ile daha sonra İtil Bulgarları başkenti Bulgar şehri bu konuda baş rolü oynamıştır.

Hazar ve Bulgar ülkelerinden başlayarak Ural-Güney Sibirya-Altaylar - Sayan dağları üzerinden Çin'e ve Amur nehrine ulaşan yol da canlı bir ticari faaliyete sahipti. İpek-yoluna kuzeyden paralel uzanan bu yola "kürk-yolu" denilmektedir. Buranın asıl ticaret metaı: sincap, sansar, tilki, samur, kunduz, vaşak vb. kürkleri idi. Başlıca tüccarlar da Ogurlar (Batı Türkleri) ile onlardan bir kol halinde gelişen Bulgar Türkleri idi. Karadeniz kuzeyi düzlüklerinden Balkanlar'a giden Tuna Bulgarları bu defa Avrupa - Bizans yolunun hakimleri olarak iktisaden yükselmişler, Balkanlar ve Doğu Avrupa'da o devrin en zengin şehirlerini kurmuşlardı (Preslav, Pliska şehirleri).
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
KÜLTÜR VE TEŞKİLAT (İKTİSADİ HAAT-TİCARET)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Ülkücü Forum :: Ülkücülük ve Turan-
Buraya geçin: