AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 


Paylaş | 
 

 BOZKIR KÜLTÜRÜNÜN MENŞEİ MESELESİ (ALTAYLI NAZARİYESİ)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TURANCI_DELİTAY
Onursal Üye
Onursal Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 247
Nerden Nerden : ANKARA
Kayıt Tarihi Kayıt Tarihi : 13/02/09

MesajKonu: BOZKIR KÜLTÜRÜNÜN MENŞEİ MESELESİ (ALTAYLI NAZARİYESİ)   Paz Şub. 15, 2009 5:01 pm

c) Altaylı Nazariyesi

Bozkır kültürünün Altay yaylalarında Proto-Türkler (Türklerin ataları) tarafından ortaya konduğu hususu, bir kültür çevresi (Kulturkrais) olarak bozkırlar üzerine dikkati çeken W. Schmidt, O. Menghin, W. Koppers, F. Flor gibi tanınmış kültür tarihçilerinin temsil ettiği "Viyana ekolü" tarafından ileri sürülmüştür. O. Menghin'e göre atın ehlileştirilmesi ve genelikle hayvan yetiştiricilik gibi medeniyet tarihinin çok önemli bir safhası Türklerin ataları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bozkırlar bölgesinde üç kültür devresi (kemik kültürü, hayvan besleme kültürü, at yetiştirme kültürü) tesbit eden Menghin'e göre, bunun son merhalesinden yeni bir netice olarak, merkezinde atın bulunduğu, "Savaşçı çobanlar" ("Hirtenkrieger") kültürü doğmuştur ki, bu, bozkır kültürünün, bilhassa Proto-Türkler için karakteristik olan en yüksek derecesini gösterir.

W. Koppers de şöyle demektedir: "Atın ehlileştirilmesi ve atlı çoban kültürünün yaratılması ilk Türklere bağlanabilir. İnsanlık tarihinde ulaşılan bu başarı kavimlerin ve başka kültürlerin gelişmesinde fevkalâde sonuçlar doğurmuştur. Tarihî bağlantıların gösterdiği gibi, büyük devlet esası için gerekli şartlar ancak bu sayede belirebilmiştir". Atın binek hayvanı olarak kullanılmasını, ziraat kültürünün ve ona bağlı hayvancılığın çok üstünde ve dünya tarihinin pek önemli bir kültür merhalesi olduğunu belirten F. Flor'a göre, hayvan terbiyesinde önce geyik, sonra ren geyiği (Samoyedler tarafından), nihayet Türklerin ataları tarafıdan at ehlileştirilerek insanlık hizmetine sokulmuştur. W. Schmidt de araştırmalarında aynı neticeye vamıştır: "Orta Asya'da oturan ve çok eski bir zamanda avcılık hayatından hayvanları ehlileştirmeye geçen tek kavim Türkler olmuştur. At, Türkler tarafından ehlileştirilmiştir ve Türkler ata binen ilk insanlar olarak görünmektedirler". Orta Asya bozkırlar bölgesinin kültür tarihi yönünden taşıdığı önem W. Ruben, L. P. Zambotti ve jeopolitikçi Mc Kinder tarafından iyice belirtilmiştir.

Esasen yeryüzünde ekonomi bakımından başlıca üç temel kaynak vardır: Orman, tarım, hayvan yetiştirme. İnsanlar yaşadıları çevrenin bu imkânlarını değerlendirerek hayatlarını sürdürebilmişlerdir. Tarihte ilk kültürler de şüphesiz doğduları bölgenin tabii şartları içinde öz kazanacaklarından, orman kavimleri "asalak" kültüre (avcılık, devşiricilik), ziraate elverişli yerlerde oturanlar "köylü" kültüre (çiftçilik) bağlanmışlar, bozkırdakiler "çoban" kültürünü (besicilik) meydana getirmişlerdir. Bu itibarla, aslında orman kavmi veya köylü değil, fakat bozkırlı olan Türklerin kültürü de doğuş, gelişme ve muhteva bakımından bütün diğer toplulukların kültürlerinden farklılık gösterir.

"Altay-Türk atlı çoban kültürü" Türklerin atalarını diğer topluluklardan, farklı bir dünya görüşüne ve hayat tarzına götürmüştür ki, bu insanlığın mazisinde ilk defa müşahade edilen insan zeka ve iradesini tabiata hakim kılma azmidir. At terbiyesi, otlaklar etrafında cereyan eden mücadeleler bozkırlıyı metanet ve cengâverlikle bezemiş, onu teşkilatçılık melekesine sahip kılmış ve eski Türkler herşeylerini borçlu oldukları ata kutluluk derecesinde değer vermişlerdir.

At vasıtası ile insanlığa bahşedilen diğer önemli bir değer de sür'at mefhumudur ki, bu eski iptidaî kavimlerin zihni durgunluğun tenbelliğinden kurtararak canlı bir faaliyete yönelmiş ve insan iradesinin ufkunda sonsuz imkânlar açılmasına neden olmuştur. Yine at sayesinde bozkır kültürünün ortaya koyduğu başka üniversal bir değer hukuk fikridir. Bu da, atlı muharip çobanların, insanların cemiyet halinde yaşayabilmelerini sağlayan karşılıklı saygı esasından hareketle, toplulukları bir üst idare nizamına bağlama yolunda ulaşılan devlet kurma düşüncesinin mahsulüdür. At üzerinde, kalabalık hayvan sürülerini sevk ve idare etmek mecburiyeti eski Türklerin, atın sür'ati ve demir madeni sayesinde hâkimiyet altına aldıkları insanları idare plânında başarılarını mümkün kılmıştır. Bu nedenle yeryüzünde ilk siyasî kadrolar, yine ilk kanun koyucu durumunda olan Türklerin ataları tarafından tesis ve teşkil edilmiş görünmektedir.

Menghin'e göre, bozkırlarda gelişen eski Türk kültürünün dünya tarihinde iki bakımdan kesin etkisi olmuştur. Bunlardan biri, hayvan besleyiciliği geliştirmek ve yaymak suretiyle iktisadî; öteki, yüksek teşkilâtçılık yolu ile içtimaidir. Birinci nokta önemlidir; zira bu, avcılık ve devşiricilik gibi, yalnız alarak karşılığında birşey vermeyen parazit (asalak) ekonomi yerine, insanları üretici (müstahsil) durumuna sokmak suretiyle, çok faydalı bir iktisadî hamlenin işaretidir. Fakat ikinci nokta daha da önemlidir, çünkü insanlığı basit yığınlar olmaktan çıkarıp sosyal nizamlara bağlamak gibi, iktisadî faaliyetin de devamını mümkün kılan, bir beşeri değer ancak bu yol ile husule gelmiştir. Bu bakımdan Ural-Altaylı kavimlerin dünya tarihindeki bu çok önemli rolünü belirten Menghin şöyle demiştir: "En eski yüksek medeniyetler dahi, daha çalışkan ve ziraatçi olmakla beraber, devlet kurmakta kifayetsiz kavimlerin yerleşik halde bulunduğu büyük nehir vadilerine savaşçı atlı çobanların müdahalesinden sonra doğmuştu." W. Koppers Hind-Avrupalılar açısından meseleyi daha kesin bir şekilde açıklamaktadır. Ona göre, Hind-Avrupalı kavimlerin (bugünkü Avrupalıların ataları) teşkilâtçılık ve siyasetteki başarılar ancak bu bozkırlı unsurların onlarla karışması ile izah edilebilir. Onlar M.Ö. 2. bin yıllarında Aral gölü havalisinde bozkır kültürü ile temasa geçerek bu kabiliyeti elde etmişlerdir. Bu, diğer bölgelerde de böyleydi. Nitekim Doğu Asya'ya ilk devlet teşkilâtı eski Türkler tarafından konulmuş, Ön-Asya kavimleri bakımından da benzer sonuca varılmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
BOZKIR KÜLTÜRÜNÜN MENŞEİ MESELESİ (ALTAYLI NAZARİYESİ)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» tokat

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Ülkücü Forum :: Ülkücülük ve Turan-
Buraya geçin: